Maviye yakınım.

Gülümse, zor ama...

YasakSokak Rehabilite Merkezi-(İyileştirmez)

5/16/2008

Deliriş-16.05.2008

Kategori: Sah

Yağmurla arkadaş olmayı kestiğimden günden beri,

Ağlayamıyorum kimseye.

O gün;

Acılarımı susuz bir nehrin içine fırlatıp attım,

Hangi şehre gideceğini ve kim tarafından sahiplenileceğini düşünmeden.

Vicdan göçüp gitti vücudumdan, seslenmedim peşinden.

Öyle cesaretli, öyle gamsız bir adamım ki şimdi,

Kendimden bile korkmuyorum.

5/16/2008

Ayrılık üzerine II-16.05.2008

Kategori: YasakSokak

Zamana kriz geçirtiyor ayrılık.

Sabrın selameti cinnet tütsüsünü alevliyor.

Efkârın duman üzerinden ciğerlere girişi, zift işliyor boğazına.

Koyuluk tükürüyor.

Rengi atık suratının.

Bakıldığında uzaktan yakındır deniliyor ölümü.

O bu haliyle ayakta,

Gariptir o kadar da yıl oldu,

Halâ yaşıyor..

5/15/2008

Kuyuda ölüm suyu var-15.05.2008

Kategori: Makinist

Akşam otobüsleriyle, sıkış tıkış yolculuklardan sonra,

Dinlenme niyetiyle gidiliyor evlere.

Zoraki adımlar atılıyor.

Dokunsa biri merhaba amaçlı,

Düşecek yere insan..

Gündüzün çilesi devrediliyor akşama.

Nihayetinde geliniyor eve.

Kapı açılıyor,

Az aşlı bir sofraya oturuluyor.

Yemek ardı bekliyor masa, alacaklı tüccar gibi..

Hesap kitap derken,

Çıkılmaz muhasebik denklemlere giriliyor.

Boğuluyor insan.

Her gün aynı eziyet içinde, yaşadığını sanıyor.

Birileri yaşıyor, o sanarak mutlu olmaya çalışıyor.

Böyle şimdiki tablo.

Ağlanası, acıklı hâl içinde dünya.

Yakılası ağıtlar çok.

Ancak halâ erken denilebiliniyor..

5/14/2008

Zehir-14.05.2008

Kategori: YasakSokak

Zakkum zehrini içirdim gözlerine.

Rengini boyadım ılıktan mayhoş bir morluğa.

Öylece baktım;

Soluklanmadan, yutkunmadan, donarak..

Saatlerce baktım.

Hikayenin sonunda ne kadar yazılmış cümle varsa hepsini yırtıp attım.

Kalmadın.

5/14/2008

Gecenin büyüsü üstümde-14.05.2008

Kategori: YasakSokak

Aklımda bir dörtlük.

Sözleri karmaşık.

Üçüncü sınıf bir barda,

Olmayan insanlara söylenen şarkıların solisti gibi,

Kendim yazıp, kendim okuyorum.

5/13/2008

Aldatılma-13.05.2008

Kategori: YasakSokak

Öylesine güzeldi ki.

Terkettiği belli bile olmuyordu.

Sonraları çıkan sancılardan anladım gittiğini.

Mayıs ortaları artık.

Yaz geliyor,

Saatler kısa kollulara hazır.

Kalpler mevsimlik bir Aşk’ı beklemekte.

O tekrardan karşıma çıkar mı bilmiyorum ama ben;

Üstüne basa basa hayatların, yeni bir tenin içine doğru yürüyorum..

Ayıbını tarttım.

Kantar denk dedi yükün.

Dinliyorum hayatı.

Ezmiyorum, can yakmıyorum.

Aynı halde,  bir sonbahar sabahında da çeker giderim..

 

5/12/2008

Aklın bedene öğütleri-12.05.2008

Kategori: YasakSokak

Senkronize saldırıyor doğa.

Bir yandan yüzümde çizgiler oluşturuyor.

Diğer taraftan saçımda aklar.

Anlamam gerekeni anlıyorum ben.

“Geç kalmadan ayağa kalkmalıyım”

Sadece ben değilim bu mesajın yanlısı.

Bir anafikir var ortada;

Herkese hitaben bağırıyor.

Bu sebeptendir çok canlı alınmalı üstüne...

Ne bıraktın ki,

Bir cümle daha yazabilesin demezler mi adama.

Derler elbet..

Bilirim öküzün altında buzağa olmaz.

Görür gözlerim güneş ilk doğudan bakar.

Bu dünyanın en güzel cümleleri söylenmeyi bekliyorlar, tahmin ediyorum.

Her şey bu kadar bariz.

Anlaşılmaz olan, kendi anlaşılmazlığımız.

Evet;

Çağırıyor beni bir akşam üstü.

Gidiyorum, elimde kitabım.

Okudukça anlıyorum.

Daha çok okumalıyım.

Yoksa ihtilaf içinde geçip gidecek sahneler..

5/12/2008

Gecikiyor yıllar-12.05.2008

Kategori: YasakSokak

Eskiciden alınmış birkaç kanepe üzerinde değişik insan hallerinde ruhlar.

Yayılmışlar hayallerin içine.

Uyanmak istemiyorlar, ama çıkmak zorundalığı var bu dünyadan.

Biraz daha bekleyip ani hareketlerle yerlerinden telaşla kalkacaklar az sonra.

İş arası mola bitecek.

Sonrasında saçma sohbetlerle mesai icra edilecek ve saatin rakamları değiştiğinde tekrar aynı tipler, aynı yerde, aynı hallerine bürünecekler..

Böyle tüketiliyor burada zaman.

Dışarıda hava nasıl bilmiyorum.

Uykularım çok zamandır kayıp.

Aklıma geliyor Ege, siyaha bürünmüş bir deniz.

Sokaklar...

Takatim kesilene dek gezmeliyim şu saatte sokakları, olmamalı sabah.

Zifiri karanlıkta, gölgesiz adımlarla, ayak sesime birleşik bir ıslık tutturmalıyım

Aklıma estikçe gür sesli bir nara çıkmalı dudaklarımın arasından..

“Hürriyetim elimdesin”

Böyle gecelerde dönüyorum gelecekten.

Kalıyorum içinde eski bir vücut sayımın.

Oysa ki sarhoş olsam şimdi Kordon da herhangi bir bankın üzerinde.

Ve ölsem, öyle bir sarhoşluk içinde dalga sesleri arasında.

Ne iyi olurdu.

Ah şu korkaklık...

Yazık ki;

Sabah olduğunda, her şey, her şey gibi olacak.

Utanıyorum.

5/11/2008

Zapt eylersen coşar dalgalar-11.05.2008

Kategori: YasakSokak

Bilirim sesin coşkulu halini,

Ve ellerimle kazımayı toprağı.

Öğrendiklerim içinde cehalet mısraları;

Korkaklıkların çok önünde masum pozunda bir katil gibi duruyor.

Seziyorum..

İçten içe büyüyor, büyütüyor beni.

Az zaman sonra patlayacak.

Kime ne ki?

5/10/2008

Sırrı tadında-10.05.2008

Kategori: YasakSokak

Kurumuş papatya yaprağında bir ömür, kısacık.

Aslında bu kadar da kısa değildi tazelikleri.

Ama bahar geldi sandı onlar.

Erkenden açtılar.

Bilmiyorlardı, olmayanlar da oluyor artık.

Dünya değişiyor.

Mevsimlerden ne?

İlkbahar’dan Kış’a mı atladık?

Kafam karıştı benim.

Ve tuhaftır ki halâ üşüyorum.

« Önceki — Sonraki »

Google





Copyright © Tüm hakları Zeki BOYRAZ'a aittir